ANKARA / 27 HAZİRAN 2026 — Hâkimler ve Savcılar Kurulu (HSK) İkinci Dairesi, Türk yargı teşkilatının güvenilirliği ve şeffaflığı adına kritik bir karara imza attı. İzmir'de görev yapmış olan eski bir Cumhuriyet Başsavcı Vekili (O.B.) hakkında yürütülen disiplin soruşturması tamamlandı. Kurul, haksız mal edinme suçu yüksek yargı organı tarafından tescillenen ve cezası kesinleşen eski Başsavcı Vekili O.B.'nin meslekten çıkarılmasına karar verdi.
Yasal Geliri Aşan Kaynağı Belirsiz Servet ArtışıDisiplin soruşturması kapsamında oluşturulan uzman heyetler, eski Başsavcı Vekili O.B.'nin belirli yıllar arasındaki mal varlığı hareketlerini, banka hesaplarını ve gayrimenkul alımlarını mercek altına aldı. Hazırlanan ayrıntılı raporlarda; O.B. ve aile bireylerinin yasal gelirleri, maaşları ve zorunlu hayat harcamaları rasyonalize edildiğinde, mevcut mal varlığındaki devasa artışın normal ve yasal gelir düzeyiyle açıklanamayacak boyutta olduğu saptandı. Soruşturma dosyasında, edinilen servetin tasarruf edilebilir meşru gelir miktarını fersah fersah aştığı ve tamamen "kaynağı açıklanamayan mal edinimi" niteliği taşıdığı vurgulandı.
Yargıtay’ın Mahkûmiyet Hükmünün Ardından İdari Karar Çıktıİdari ihraç kararının arkasında, silsile halinde yürüyen ve kesinleşen adli bir yargılama sürecinin bulunduğu öğrenildi. O.B. hakkında ilk olarak Yargıtay 7. Ceza Dairesi tarafından 10 Ekim 2024 tarihinde yapılan ilk derece mahkemesi sıfatıyla yargılamada; “haksız mal edinme” suçundan 2 yıl 11 ay hapis cezası ile birlikte 33 bin 333 TL tutarında adli para cezasına hükmedilmişti. Bu mahkûmiyet hükmünün yüksek yargı organlarınca yapılan son incelemelerin ardından tamamen kesinleşmesi üzerine, HSK idari çarkı döndürdü.
Emekli Olsa Bile Meslekten İhraç EdildiHSK İkinci Dairesi, kesinleşen bu ağır ceza mahkûmiyetinin ardından 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun ilgili maddelerini işleterek O.B. hakkında en ağır disiplin cezası olan "meslekten çıkarma" kararını resmen verdi. Kurul, ilgili kişinin bu süreç esnasında daha önce kendi isteğiyle emekliliğe ayrılmış olması sebebiyle, mevcutta fiilen görevde bulunmadığından ötürü ayrıca bir görevden uzaklaştırma tedbiri uygulanmasına yer olmadığı mütalaasında bulundu. HSK'nın bu hamlesiyle birlikte dosyaya ilişkin idari süreçler de nihayete ermiş oldu.
Bağlam ve AnalizHâkimler ve Savcılar Kurulu'nun (HSK) eski bir Cumhuriyet Başsavcı Vekili hakkında verdiği ihraç kararı, yargı erkinin kendi içindeki denetim mekanizmalarının işletilmesi ve "temiz yargı" ilkesinin korunması açısından simgesel bir öneme sahiptir. Kamu adına iddia makamını temsil eden, adaleti tesis etmekle yükümlü üst düzey bir yargı mensubunun, 3628 Sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu kapsamında "haksız mal edinme" suçundan hüküm giymesi, hukukun üstünlüğü ilkesine indirilmiş en büyük darbelerden biridir. Yargıtay 7. Ceza Dairesi'nin verdiği mahkûmiyet kararının kesinleşmesini müteakip HSK'nın, şüpheli emekli olsa dahi geriye dönük olarak "meslekten çıkarma" cezasını siciline işlemesi, idari koruma kalkanlarının yolsuzluk iddiaları karşısında geçersiz olduğunu kanıtlamaktadır. Bu karar, yargı bürokrasisinde görev yapan her kademedeki kamu görevlisine, mülkiyet ve gelir şeffaflığı konusunda sıfır tolerans tanınacağına dair net bir devlet mesajıdır.