
ANKARA / 22 HAZİRAN 2026 — Ankara Valiliği, başkentte düzenlenecek olan tarihi 36. NATO Zirvesi öncesinde şehir genelinde alınacak en üst düzey güvenlik tedbirlerini açıkladı. Valilik, milli güvenlik, kamu düzeni ve zirveye katılacak uluslararası heyetlerin can güvenliğinin korunması amacıyla, 28 Haziran - 10 Temmuz 2026 tarihleri arasında il genelinde tüm açık ve kapalı eylem, gösteri, miting ve basın açıklamalarını yasakladığını duyurdu.
Kanuni Maddeler Hatırlatıldı: Kritik Alanlar Koruma Altında
Ankara Valiliği tarafından yapılan resmi basın açıklamasında, 2911 Sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu ile 5442 Sayılı İl İdaresi Kanunu’nun ilgili maddelerine atıfta bulunuldu. TBMM’ye 1 kilometre uzaklıktaki alanlar, parklar, ibadethaneler ve kamu binalarında mevzuata aykırı eylemlerin önlenmesi için valilik makamına verilen erteleme ve yasaklama yetkilerinin harfiyen uygulanacağı belirtildi.
Sosyal Medya Çağrıları Takibe Alındı
Zirve delegasyonunun konaklayacağı ve toplantıların icra edileceği bölgelerde daha önce çeşitli marjinal gruplar tarafından gerçekleştirilen eylemler ile bu grupların sosyal medya platformları üzerinden yaptıkları provokatif çağrılar Valilik tarafından gerekçe olarak gösterildi. Ülkenin uluslararası itibarı ve vatandaşların huzuru için tedbirlerin en üst seviyede tutulacağı vurgulandı.
Drone Uçuşlarına ve Yetkisiz Girişlere Tam Abluka
Açıklamada, 13 gün boyunca başkentte uygulanacak temel yasak ve kısıtlamalar şu şekilde sıralandı:
-
Zirve alanları, delegasyon konaklama yerleri ve geçiş güzergahları başta olmak üzere hassas bölgelere yetkisiz araç ve şahısların girişi tamamen engellenecek.
-
Belirtilen tarihler arasında Ankara hava sahasında, Valilikten özel izin alınmamış her türlü insansız hava aracının (drone vb.) uçuşu kesinlikle yasak olacak.
-
Açık ve kapalı alanlarda yapılması planlanan açlık grevi, oturma eylemi, protesto, miting, stant açma, çadır kurma, bildiri dağıtma ve pankart asma gibi tüm faaliyetler askıya alınacak.
Bağlam ve Analiz
Ankara’da düzenlenecek olan 36. NATO Zirvesi, küresel jeopolitik dengelerin yeniden şekillendiği bu dönemde Türkiye’nin diplomatik gücü ve ev sahipliği kabiliyeti açısından tarihi bir sınav niteliği taşımaktadır. Dünyanın en güçlü liderlerini ve askeri kurmaylarını ağırlayacak olan başkentte, Ankara Valiliği'nin 13 günlük bu "tam abluka" kararı, güvenlik bürokrasisinin sıfır hata toleransı ile çalıştığını gösteriyor. Özellikle sosyal medya üzerinden organize olmaya çalışan protestocu grupların ve küresel ölçekteki olası asimetrik tehditlerin (drone saldırıları vb.) önünün önceden kesilmesi amaçlanıyor. Bu geniş çaplı yasaklama, sadece fiziki bir güvenlik çemberi oluşturmakla kalmayıp, Türkiye'nin uluslararası arenadaki "güvenli liman" imajını tahkim etmeye yönelik stratejik bir ön hamledir.
