google-site-verification: googlef0035b850bee1c6b.html google-site-verification: google749301add4209102.html google-site-verification=E1UqllM6wU5kBaDJxYALrc1ONvdQH1tKZBoW7FoU-PY

Bir Kibrit Kutusu Kadar Sandığı Getirin Diyenler Bugün Nerede?

Dün “Sandığı getirin!”, “Üyeler karar versin!” ve “Bir kibrit kutusu kadar sandığı getirin de burada seçimimizi yapalım!” sözleriyle üye iradesini ve seçim talebini öne çıkaranların, bugün yaşanan görev ve yönetim değişiklikleri karşısındaki tutumu tartışma konusu oldu. Peki dün savunulan sandık, bugün neden yeniden gündeme getirilmiyor?

Bir Kibrit Kutusu Kadar Sandığı Getirin Diyenler Bugün Nerede?
CHAMADA PRESTIGE HOTEL Personel Alımı

Dün “Sandığı getirin!”, “Üyeler karar versin!” ve “Bir kibrit kutusu kadar sandığı getirin de burada seçimimizi yapalım!” sözleriyle üye iradesini ve seçim talebini öne çıkaranların, bugün yaşanan görev ve yönetim değişiklikleri karşısındaki tutumu tartışma konusu oldu. Peki dün savunulan sandık, bugün neden yeniden gündeme getirilmiyor?

Dün meydanlarda, toplantılarda ve parti içi mücadelelerde sandık, seçim ve üye iradesi üzerinden yapılan açıklamalar hâlâ hafızalarda.

“Sandığı getirin!”

“Üyeler karar versin!”

“Bir kibrit kutusu kadar sandığı getirin de burada seçimimizi yapalım!”

Bu sözler yalnızca birkaç cümleden ibaret değildi.

Arkasında mitingler, alkışlar, sloganlar, açıklamalar ve ciddi bir siyasi mücadele vardı.

Peki bugün ne değişti?

Dün sandığı ve üye iradesini savunanlar, bugün yaşanan görev değişiklikleriyle birlikte ilçe başkanlıklarının belirlenmesi, kadın ve gençlik kollarının oluşturulması ve parti yönetimlerinin şekillendirilmesi süreçlerinde aynı hassasiyeti gösteriyor mu?

DÜN SANDIK İÇİN MÜCADELE, BUGÜN KOLTUK İÇİN SESSİZLİK Mİ?

İnsan ister istemez şu soruyu soruyor:

“Bir kibrit kutusu kadar sandık isteyenler, bugün sandık nerede diye neden sormuyor?”

Dün “sandık” için verilen mücadele, bugün görev ve makamlar değiştiğinde neden aynı kararlılıkla sürdürülmüyor?

Dün atama yöntemiyle göreve gelinmesine karşı çıkanların, bugün benzer yöntemlerle oluşturulduğu ileri sürülen yapılara ilişkin tutumu neden tartışma konusu oluyor?

Burada mesele kişilerden ziyade ilke meselesidir.

Eğer sandık gerçekten demokrasinin vazgeçilmez unsuruysa, o sandık yalnızca başkasının görevini veya koltuğunu sorgularken değil, kendi siyasi geleceğiniz söz konusu olduğunda da savunulmalıdır.

Çünkü siyasette asıl sınav, muhalefetteyken savunulan ilkelerden çok, o ilkelerin kişinin kendi lehine sonuç doğurabileceği günlerde de savunulup savunulmadığıdır.

ÜYENİN İRADESİ NEREDE?

Bugün ilçe başkanlığı belirleniyor...

Kadın kolları oluşturuluyor...

Gençlik kolları oluşturuluyor...

Parti yönetimleri şekilleniyor...

Peki bütün bu süreçlerde üyenin iradesi nerede?

Eğer üyeler gerçekten kararın merkezindeyse, bunu gösterecek olan yöntem de açık olmalı değil mi?

Çünkü demokrasi yalnızca seçim günü kullanılan bir kavram değildir.

Demokrasi; seçimden önce, seçim sırasında ve seçimden sonra aynı ilkeyi savunabilme iradesidir.

O MİTİNG MEYDANLARINDA SÖYLENENLER NEREDE?

“Sandığı getirin!” diyenlerin sesleri bugün neden daha az duyuluyor?

“Üye karar versin!” diyenler bugün aynı talebi neden yüksek sesle dile getirmiyor?

Yoksa dün savunulan sandık, bugün görev ve makamlar değişince farklı mı değerlendiriliyor?

Bu soruların cevabını vermek, yalnızca bugün görevde bulunanların değil, dün bu sözleri meydanlarda dile getirenlerin de sorumluluğudur.

Çünkü siyasi hafıza güçlüdür.

Bugün söylenenler de dün atılan sloganlar da verilen sözler de hafızalarda kalır.

KOLTUK DEĞİŞEBİLİR, İLKE DEĞİŞMEMELİ

Siyasette makamlar değişebilir.

Görevler değişebilir.

Yönetimler değişebilir.

İnsanların siyasi konumları değişebilir.

Ancak ilke değişmemelidir.

Dün “sandık” diyen bir siyasetçi, bugün kendi konumu değiştiğinde de sandığı savunabiliyorsa, söylediğinin arkasında durmuş demektir.

Aksi durumda ise kamuoyunun sorması gereken soru son derece basittir:

Sandık gerçekten bir demokrasi talebi miydi, yoksa yalnızca siyasi mücadelede kullanılan bir araç mıydı?

GÜVERCİN POSTASI'dan Haklı Sorular

Bir kibrit kutusu kadar sandık isteyenler...

Bugün sandığı neden istemiyor?

Sandık mı unutuldu, yoksa şartlar mı değişti?

Bu soruların cevabı, yalnızca bugünün siyasi tablosunu değil, siyasette ilke ile çıkar arasındaki mesafeyi de gösterecektir.

Çünkü koltuk değişebilir; makam değişebilir; görev değişebilir.

Ama verilen sözün ve savunulan ilkenin hesabı değişmemelidir.

Kaynak: Yasemin Çağlayan / Güvercin Postası Haber

Güncelleme Tarihi: 26 Ağustos 2026, 00:47

Muhittin ÇİFTÇİ

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER