google-site-verification: googlef0035b850bee1c6b.html google-site-verification: google749301add4209102.html google-site-verification=E1UqllM6wU5kBaDJxYALrc1ONvdQH1tKZBoW7FoU-PY

EGM Uyuşturucu İle Mücadelede 2025 Raporu ve Diyarbakır Borusu Değerlendirmesi : Veriler Ne söylüyor?

EGM Türkiye Uyuşturucu Raporu 2025 ve Diyarbakır Barosu

EGM Uyuşturucu İle Mücadelede 2025 Raporu ve Diyarbakır Borusu Değerlendirmesi : Veriler Ne söylüyor?
CHAMADA PRESTIGE HOTEL Personel Alımı

Türkiye’de uyuşturucuyla mücadele, son yıllarda yalnızca güvenlik ve asayiş başlığı altında değerlendirilemeyecek kadar kapsamlı bir toplumsal mesele hâline geldi. Uyuşturucu ticaretiyle mücadele, bağımlı bireylerin tedavisi, ailelerin desteklenmesi ve özellikle çocukların maddeyle hiç karşılaşmamasını sağlayacak koruyucu politikalar birlikte ele alınmak zorunda.

Emniyet Genel Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlığı tarafından yayımlanan Türkiye Uyuşturucu Raporu 2025: Eğilimler ve Gelişmeler bu alandaki önemli verileri ortaya koyuyor. Raporun 2024 yılına ilişkin verileri, uyuşturucu suçlarıyla mücadelenin boyutunu gösterirken, tedavi süreçlerine ilişkin veriler de bağımlılığın toplumsal sonuçlarına ilişkin önemli göstergeler sunuyor. 

“Kullanım yaşı 12’nin altına indi” iddiası raporla doğrulanmıyor

Son dönemde kamuoyuna yansıyan bazı açıklamalarda Türkiye’de uyuşturucu kullanım yaşının 12’nin altına kadar düştüğü ileri sürülüyor.

Ancak bu iddianın Türkiye Uyuşturucu Raporu 2025 tarafından doğrulanmış bir istatistik olarak sunulmadığının altını çizmek gerekiyor.

Raporda tedavi gören kişiler üzerinden yapılan değerlendirmede madde kullanımına başlama yaşının ortalaması 22 olarak veriliyor. Bununla birlikte bu rakam, Türkiye’de uyuşturucu kullanan bütün bireylerin başlangıç yaşını gösteren genel nüfus araştırması niteliğinde değil; tedavi gören kişiler üzerinden oluşturulan bir veri. 

Bu nedenle “Türkiye’de uyuşturucuya başlama yaşı 22’dir” demek de, “kullanım yaşı 12’nin altına indi” şeklindeki iddiayı rapora dayanarak kesin bir gerçek olarak sunmak da metodolojik açıdan doğru olmayacaktır.

Nitekim rapora ilişkin değerlendirmelerde, 18 yaşın altındaki çocukların uyuşturucu kullanımına ilişkin ayrıntılı verilerin raporda yeterince yer almadığı yönünde eleştiriler de gündeme geldi. 

2024'te 309 bin uyuşturucu olayı

Raporda yer alan verilere göre kolluk birimleri 2024 yılında yaklaşık 309 bin uyuşturucu olayına müdahale etti ve yaklaşık 375 bin şüpheli kayda geçti. Olay sayısındaki artış, uyuşturucuyla mücadelenin büyüklüğünü ortaya koyan önemli göstergelerden biri olarak dikkat çekiyor. 

Bu tablo, mücadelenin yalnızca sokakta uyuşturucu satışı yapan kişilerin yakalanmasıyla sınırlı tutulamayacağını gösteriyor.

Çünkü uyuşturucu ticaretinin arkasında organize suç yapıları, ekonomik çıkar ilişkileri ve özellikle gençleri hedef alan dağıtım mekanizmaları bulunabiliyor.

Tedavi verileri de dikkat çekiyor

Türkiye’de madde bağımlılığı tedavisi ayaktan ve yatarak yürütülüyor. 2024 yılı sonunda 143 tedavi merkezi ve 1.582 yatak kapasitesi bulunuyor.

Tedaviye başvuran kişilerin madde kullanımına başlama yaşı ortalama 22 olarak verilirken, tedavi görenlerin önemli bölümünün daha önce de tedavi gördüğü görülüyor. Bu durum, bağımlılıkla mücadelenin yalnızca ilk tedaviyle sona ermeyen, uzun süreli takip ve rehabilitasyon gerektiren bir süreç olduğunu ortaya koyuyor. 

Tedavi görenlerde kullanılan maddeler açısından da metamfetamin, esrar ve eroin öne çıkan maddeler arasında yer alıyor. Rapora dayanan verilerde 2024 yılında tedavi görenlerin yüzde 29,1'inin metamfetamin, yüzde 17'sinin esrar ve yüzde 14,6'sının eroin nedeniyle tedavi aldığı belirtiliyor. 

Çocukların korunması ayrı bir politika alanı olmalı

Tam da bu noktada uyuşturucuyla mücadelede çocuk ve gençlerin korunmasına yönelik politikaların ayrı bir başlık olarak ele alınması gerekiyor.

Çünkü bir çocuğun uyuşturucuyla karşılaşmasını önlemek, bağımlılık ortaya çıktıktan sonra tedavi etmekten çok daha etkili bir toplumsal koruma mekanizması oluşturabilir.

Okuldan kopma riski bulunan çocukların erken dönemde tespit edilmesi, ailelerin desteklenmesi, okul çevrelerinde güvenliğin artırılması, çocukların spor ve sanat faaliyetlerine erişiminin genişletilmesi ve psikolojik danışmanlık hizmetlerinin güçlendirilmesi bu mücadelenin önemli parçaları arasında bulunuyor.

Satıcıya karşı hukuk, bağımlıya karşı tedavi

Uyuşturucuyla mücadelede iki farklı alanın birbirinden ayrılması gerekiyor.

Uyuşturucu ticareti yapanlara karşı caydırıcı ve etkili hukuk mücadelesi sürdürülürken, bağımlılık yaşayan kişilerin tedavi ve rehabilitasyon süreçlerine erişiminin kolaylaştırılması gerekiyor.

Özellikle çocuklar söz konusu olduğunda yaklaşımın merkezinde koruma ve rehabilitasyon bulunmalı.

Bu nedenle ailelerin “Çocuğumda bir sorun var ama nereye başvuracağımı bilmiyorum” noktasında yalnız bırakılmaması büyük önem taşıyor. Sağlık, eğitim, sosyal hizmet, güvenlik ve yerel yönetim mekanizmalarının birbirleriyle koordineli çalıştığı bir sistem, uyuşturucuyla mücadelenin başarısını artırabilir.

Asıl hedef çocuğun uyuşturucuyla hiç karşılaşmaması

Uyuşturucuyla mücadelede başarı yalnızca ele geçirilen madde miktarı, düzenlenen operasyon veya yakalanan şüpheli sayısıyla ölçülmemeli.

Asıl başarı göstergelerinden biri, bir çocuğun uyuşturucuyla hiç tanışmamasını sağlayabilmek olmalı.

Bu nedenle Türkiye'nin uyuşturucuyla mücadele politikası; güvenlik operasyonlarını, adli süreçleri, tedavi hizmetlerini, rehabilitasyonu, aile desteğini ve çocuklara yönelik önleyici sosyal politikaları aynı çerçevede değerlendiren bütüncül bir anlayışla güçlendirilmelidir.

Türkiye Uyuşturucu Raporu 2025'in ortaya koyduğu veriler de meselenin çok boyutlu niteliğini gösteriyor. Ancak çocuklar konusunda daha ayrıntılı ve yaş gruplarını açık biçimde ortaya koyan verilerin üretilmesi, gelecekte uygulanacak politikaların daha sağlıklı biçimde şekillendirilmesine katkı sağlayacaktır.

Çünkü uyuşturucuyla mücadele yalnızca uyuşturucuyu bulup ele geçirmek değil, insanı uyuşturucuya götüren yolu kapatmaktır.

Bu arada Ankara İl emniyet Müdürlüğü suç ve suçlularla ile mücadele kapsamında Akköprü Ankamall da kurduğu standlarla halkımızı bilgilendirme ve bilinçlendirme çalışmalarına devam ediyor. Herkesin ziyaret etmesini ükit ederim.

Editör Notu: Pressnews.tr'deki “12 yaşın altına indi” iddiasını başlığa taşımadım. Bunun yerine Emniyet Genel Müdürlüğünün raporunun gerçekten desteklediği “22 yaş ortalaması tedavi görenler üzerinden hesaplanıyor ve 18 yaş altına ilişkin kapsamlı veri bulunmuyor” ayrımını haberin merkezine aldım. Böylece haber hem daha güçlü hem de veri bzakımından çok daha savunulabilir hale geliyor. 

Güncelleme Tarihi: 23 Ağustos 2026, 15:13

Muhittin ÇİFTÇİ

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER