
ADIYAMAN – İzmir’in Urla ilçesinde zihinsel engelli 19 yaşındaki Ahmet Barış Kandemir ile annesi Nurten Kandemir’in yaşamını yitirmesiyle sonuçlanan olay, engelli bireylerin ve bakım veren ailelerin karşı karşıya kaldığı sorunları yeniden gündeme taşıdı.
Adıyaman Serebral Palsililer Derneği Başkanı Bülent Buğday, Urla’daki acı olayın ardından engelli bireylerin yaşam hakkının korunması ve ailelere yönelik sosyal desteklerin güçlendirilmesi çağrısında bulundu.
Adıyaman Serebral Palsililer Derneği Başkanı Bülent Buğday, İzmir’in Urla ilçesinde 19 yaşındaki Ahmet Barış Kandemir ile annesi Nurten Kandemir’in yaşamını yitirdiği olayın ardından yaptığı açıklamada, engelli bireylerin yaşam hakkının hiçbir koşulda tartışma konusu yapılamayacağını belirterek ailelere yönelik sosyal destek mekanizmalarının güçlendirilmesi çağrısında bulundu.

Adıyaman Serebral Palsililer Derneği Başkanı Bülent Buğday, olaydan duydukları üzüntüyü dile getirerek engelli bireylerin yaşam hakkının hiçbir koşulda sonlandırılamayacağını vurguladı.
“Engelli bireyin yaşam hakkı tartışılmaz”
Dernek tarafından yapılan açıklamada, engelli bireylerin yardım veya merhametin nesnesi değil, eşit haklara sahip bireyler olduğu ifade edildi.
Açıklamada, engelliliğin hiçbir koşulda bir insanın yaşam hakkının değersizleştirilmesine gerekçe olamayacağı belirtilirken, yüksek destek ihtiyacı bulunan bireylerin ailelerinin de yıllarca ağır bakım sorumluluğu altında bırakılmasının kabul edilemeyeceği kaydedildi.
Dernek Başkanı Bülent Buğday, ailelerin ekonomik sorunlar, sağlık problemleri, gelecek kaygısı ve psikolojik tükenmişlikle tek başlarına mücadele etmek zorunda bırakılmaması gerektiğine dikkat çekti.
“Ailelere yalnızca sabır tavsiye etmek yeterli değil”
Açıklamada, özellikle yüksek destek ihtiyacı bulunan engelli bireylerin bakımının çoğu zaman günün 24 saatini ve yaşamın onlarca yılını kapsadığına dikkat çekildi.
Ailelerin yaşlanmasıyla birlikte, “Ben öldükten sonra çocuğuma ne olacak?” sorusunun giderek daha büyük bir kaygıya dönüştüğü belirtilerek, bu sorunun cevabının yalnızca anne ve babaların omuzlarına bırakılamayacağı ifade edildi.
Buğday, ailelere yalnızca sabır ve fedakârlık tavsiye eden değil, ihtiyaç halinde onların yükünü paylaşabilecek güçlü ve sürdürülebilir bir sosyal destek sistemine ihtiyaç olduğunu belirtti.
Aile temelli engelli destek sistemi güçlendirilmeli
Dernek tarafından yapılan çağrıda engelli bireyler ve aileleri için;
- Düzenli ve ulaşılabilir psikososyal destek hizmetlerinin,
- Ailelere nefes aldıracak kısa süreli ve geçici bakım hizmetlerinin,
- Gündüzlü bakım ve destek merkezlerinin,
- Yüksek destek ihtiyacı bulunan bireyler için toplum temelli yaşam modellerinin,
- Sağlık ve sosyal hizmetlerin birlikte yürütüldüğü vaka yönetimi sistemlerinin,
- Bakım veren anne, baba ve yakınların tükenmişlik düzeylerinin düzenli olarak izlenmesinin,
- Bakım veren ailelerin sosyal ve ekonomik açıdan desteklenmesinin,
- Kriz riski taşıyan ailelere yönelik erken müdahale mekanizmalarının,
- Anne ve babanın vefatından sonraki yaşamı güvence altına alacak destekli yaşam modellerinin
yaygınlaştırılması gerektiği ifade edildi.
“Her engelli birey için Gelecek ve Yaşam Planı oluşturulmalı”
Açıklamanın dikkat çeken önerilerinden biri de her engelli birey için “Gelecek ve Yaşam Planı” hazırlanması oldu.
Bu plan kapsamında engelli bireyin nerede yaşayacağı, kim tarafından destekleneceği, sağlık hizmetlerine nasıl ulaşacağı, sosyal yaşama nasıl katılacağı ve ailesinin artık yanında olmadığı durumda hangi mekanizmaların devreye gireceğinin önceden belirlenmesi gerektiği vurgulandı.
Açıklamada, ailelerin geleceğe ilişkin belirsizliğinin azaltılmasının bakım verenlerin kaygı ve tükenmişliğinin azaltılması açısından da önemli olduğu belirtildi.
Bakanlıklara ve yerel yönetimlere ortak çalışma çağrısı
Adıyaman Serebral Palsililer Derneği; Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, yerel yönetimler, üniversiteler, engelli örgütleri ve aile örgütlerini birlikte çalışmaya davet etti.
Dernek, ulusal ölçekte “Engelli Bireyler ve Aileleri İçin Bakım Veren Destek ve Kriz Önleme Programı” oluşturulmasını önerdi.
Bunun yanında, yüksek destek ihtiyacı bulunan engelli bireylerin ailelerinde sosyal, ekonomik, sağlık ve psikolojik risklerin erken dönemde belirlenebilmesine yönelik bir erken uyarı ve yönlendirme sistemi geliştirilmesi gerektiği belirtildi.
“Hiçbir aile yalnız bırakılmamalı”
Açıklamanın sonunda Ahmet Barış Kandemir ve annesi Nurten Kandemir’in yaşamını kaybetmesinden duyulan derin üzüntü kamuoyuyla paylaşılırken, olayın bütün yönleriyle aydınlatılması temennisinde bulunuldu.
Bülent Buğday, yaşanan acı olayın engelli bireylerin ve ailelerinin destek sistemlerinin yeniden değerlendirilmesi için güçlü bir toplumsal çağrıya dönüşmesi gerektiğini belirtti.
“Hiçbir aile yalnız bırakılmamalı. Hiçbir engelli bireyin yaşamı bakım yükü tartışmasının konusu haline gelmemeli.” çağrısında bulunan Buğday, engelli bireylerin yaşam hakkını koruyan, ailelerin yaşam kalitesini destekleyen ve bakım sorumluluğunu yalnızca anne ve babaların üzerine bırakmayan bir sistem oluşturulmasının herkesin ortak sorumluluğu olduğunu ifade etti.
Güncelleme Tarihi: 12 Ağustos 2026, 15:42
